9 Ağustos 2008 günü başladık turumuza. Yanımda birlikte pedallamaktan her zaman büyük keyif duyduğum dostum Serkan Taşdelen var. Serkan yine uzun soluklu bir turdaydı ve ben kendisine 3 gün boyunca eşlik edecektim. Kuruyan Göllerimiz Bisiklet Turu, bisikletciler.com sitesi ve Doğa Derneği’nin destekleriyle düzenleniyordu ve geziye ayrıca Sıradışı Bisiklet ve Barış Turizm de katkıda bulunmuştu. Denizli otogarında buluştuk ve başladık pedallamaya.

İlk gün rotamız, Denizli, Bozkurt ve Çardak. Çardak’ta geçireceğimiz gece, şansımıza festivale denk geliyor. Etraf epeyce hareketli. Emniyet Müdürlüğü’nün bahçesine kurduğumuz çadırlarda rahat bir uyku çekiyoruz. Hedefimiz sabah erkenden yola çıkıp Acıgöl’ün etrafını turlamak.

Acıgöl, gün geçtikçe suları azalmasına rağmen mevsimsel olarak hala bazı kuşlara ev sahipliği yapıyor. Ayrıca zengin bir soda kaynağı olması nedeniyle de civarda yaşayanlara geçim kapısı olmaya devam ediyor. Gemiş kasabasında halkla epeyce sohbet edip öğle yemeğimizi de yedikten sonra Acıgöl’e veda ediyoruz.

Sonraki durağımız Çaltı köyü. Ben kahvede Çaltılılar’la sohbet ederken, Serkan da Beylerli gölünü gezip geliyor. Tek damla suyun kalmadığı Beylerli gölünün zemininde ineklerin otladığını söylüyor Serkan. Sebep, gölü besleyen derelerin yanlış uygulamalar sonucu kurutulmuş olması.

Çaltı’dan ayrılırken gözümüz önümüzde uzayıp giden rampada. İki tepenin arasındaki boğazdan geçeceğiz. İnişe başladığımız anda artık Denizli’yi geride bırakıyor ve Burdur topraklarına giriyoruz. Karşımızdaki enfes manzara adı gibi bembeyaz. Akgöl ya da diğer adıyla Bayındır gölü. Bayındır köyüne gölün içinden geçerek varıyoruz. Köylülerin bize anlattıklarına göre, tarım sahası yaratabilmek için zamanında açtıkları bir kanalla gölün suyunu bir gecede boşaltmışlar.

Bayındır’ı geride bıraktıktan sonra bir süre köy yollarında ilerliyor ve geceyi geçireceğimiz Salda gölüne varıyoruz. Derinliği ve berraklığıyla ünlü Salda gölü, tatilcilere de çok çeşitli olanaklar sunuyor. Belediyeye ait kamp tesisinde konaklama ücretsiz, kafeterya ise oldukça ucuz. Hala bol miktarda suyu var gibi gözükse de, bu gölümüz de tehdit altında. Bilenler su seviyesindeki azalmanın hiç de az olmadığını söylüyor.

Sabah Salda gölünden ayrılıp Yeşilova’da kahvaltımızı yaptıktan sonra, gerçekten çok keyifli yollarda pedallayarak varıyoruz Yarışlı gölüne. Köy kahvesinde dinlediğimiz hikaye, diğer göller için dinlediklerimizden hiç de farklı değil. Gölde artık hiç su yok. Kocaman gövdesiyle göl, zamanında ağırladığı kuşlardan yoksun, sevimsiz bir hayalet gibi duruyor karşımızda.

Yolda kendi yetiştirdikleri organik ürünleri satan Yassıgüme köylülerinin misafirperverliğinden nasibimizi alıp, midelerimizi şişirdikten sonra, Burdur’a doğru pedallamaya devam ediyoruz. Burdur gölünün görünmeye başlaması, benim için bu zevkli turun yavaş yavaş sonunun geldiğinin habercisi.

Burdur’da bizi karşılayan arkadaşlarımızla biraz vakit geçirip, göl hakkında bilgi alıyoruz. Burdur gölü, kendisini besleyen su kaynakları üzerindeki yanlış politikalar ve çevre kirliliği nedeniyle gün geçtikçe kuruyor ve küçülüyor.

Burdur’da Serkan’dan ayrılıp otobüsle Denizli’ye dönüyorum. Üzücü bir deneyim olduğunu kabul etmeliyim. Ruhunuzun sızladığını hissediyorsunuz o gölleri her düşündüğünüzde. Asla göremediğiniz, sadece tabelalarda kalan o “yaban hayat” ise cabası. Buna rağmen aklım hala göremediğim diğer göllerde. Serkan bu turu tek başına tamamladı. Kuruyan Göllerimiz Bisiklet Turu ile ilgili geniş bilgiye Serkan Taşdelen’in kişisel sayfasından ulaşabilirsiniz. Ayrıca turun tüm fotoğrafları için şu linke tıklamanız yeterli.

Beni projesine dahil ettiği ve bu üç günü benimle pedallayarak paylaştığı için sevgili Serkan Taşdelen'e tekrar teşekkür ediyorum. Yolun açık olsun Serkan.
3 yorum:
Selam Sevgili İsmail Abim,
Geçirmiş olduğumuz 3 günde o kadar çok şey yaşadık ki hiç birisini unutmak mümkün değil.
Paylaşımın için çok teşekkürler...
Sevgiler...
Serkancım, "yolda olmak" kavramının ne anlama geldiğini sayende öğrendim ben. Hiç bir yere varmadık daha. Hala yoldayız, değil mi canım kardeşim...
Tebrikler her ikinize de.Anlamlı ve doğal güzellikleri olan bir tur olmuş... ;)
Yorum Gönder